Bugun...

Öğretmenlik Zor Meslek

 Tarih: 21-11-2017 22:07:00
Ebru RUSSMAYER

Hepimizi etkileyen öğretmenlerimiz olmuştur hayatımızda. Bütün öğretmenlerim benim için gerçekten çok özellerdi. Hayatımın 20 yılından fazlasını eğitim alarak geçirdiğimi düşünürseniz eğer,  ne kadar değerli insanlar biriktirdiğimi anlayabilirsiniz kalbimin derinliklerinde.  Bence dünyadaki en zor meslek: Öğretmenlik. Neden mi? Bunu size kısaca anlatmaya çalışacağım…

Çocuk okula başladığında öğretmenlerin ilk görevi onların ve ailelerinin alt yapısı hakkında bilgi sahibi olmak:

Anne-baba ne iş yapıyor?

Bu işlerin çocuk üzerinde olumlu ve olumsuz etkileri var mı?

Nasıl bir hayat sürüyorlar?

Çocuk hayatın hangi yanını tanıyor ya da hangi yanını tanımıyor?

Çocuğun özel yetenekleri neler?

Ona kendini geliştirmesi için nasıl yardımcı olabilirim?

Dersleri anlatırken nasıl anlatsam bu çocuğun ilgisini çekebilirim?

 

Gördüğünüz gibi 40 yıl önce olduğu gibi, kolay bir meslek değil artık öğretmenlik. Karşınızda bir sınıf dolusu çocuk ve hepsinin ayrı bir kişilik ve ihtiyaçları var. Ve öğretmen bu çocukların hepsini aynı anda geliştirmeye, eğitmeye çalışıyor. O yüzden öğretmenler hakkında iki ders anlatıp, bir sınav yapıp çocuğumuza not veriyor şeklinde düşünmeyin ne olur! Çünkü öğretmen olmak her çocuğunun özel durumuna göre not vermeyi de gerektiriyor. Mesela yıllarca Almanya’da yaşamış ve Türkiye’ye kesin dönüş yapmış bir çocuk Türkçe dersinde tabii ki diğer çocuklara göre daha anlayışlı değerlendirilmeli ki kendini başarılı hissedip bu derse olan öğrenme isteğini içinde taze tutsun.

 

Öğretmenler çocukların yeteneklerini gözlemlediğinde bir aile olarak anne ve babanın en büyük görevi o konuda çocuğa ve öğretmene destek olmak. Siz çocuğunuz piyano çalsın istiyor olabilirsiniz ama onun kemana daha çok ilgisi olabilir.  Eğer çocukların size verdiği sinyallerle onların hayatlarını planlarsanız, yaşanmış yıllar onlar için birer kayıptan ibaret olmayacaklardır. Aksi takdirde başkalarının isteklerini yerine getirmeye alışmış insanlar yetiştirmiş oluyoruz; tabii ki bu da mutsuz bireyler demek! Ve bence şu an Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri de bu! Ailelerini mutlu etmek adına mutsuz çocuklarımız…

 

Bir dersin çocuk tarafından sevilmesinin yüzde sekseni öğretmenden kaynaklanıyor. Eğer öğretmen çocuğa ulaşmanın bir yolunu bulmuşsa ve onun anlattığı bir konuda daha geniş düşünmesine sebep olduysa, ertesi gün öğrencisi o konuda daha derin sorular yöneltebiliyorsa gerçekten öğretebilmiş demektir. Çünkü insan, sadece anladığı konularda daha derin düşünebilir!

 

Öğretmek bence hayattaki en kutsal görev! Ama aslında öğrenmek de öyle.  Hepimiz biliyoruz ki öğrenmek okulda bitmiyor. Hepimiz hala her yeni gün bir şeyler öğrenmiyor muyuz? İşte öğretmenlerimizin en önemli görevlerinden biri de bizim öğrenmeyi seven insanlar haline gelebilmemiz. Yeni bir şey öğrendiğimizde bunun mutluluğunu duyabilmemiz. Bir şeyler öğrenmeyi sevmek, biri konuşurken onu ilgiyle dinleyebilmek de aslında okul yıllarında edindiğimiz bir alışkanlık!

 

Gördüğünüz gibi, bütün bunları yapabilen ve çocuklarınızla belki de sizden çok zaman geçiren bu özel insanlara saygı duymak için aslında çok nedenimiz var. Lütfen çocuklarınızın kişiliğini belirlemekte bu kadar etkili olan öğretmenlerimizle her zaman güzel iletişimleriniz olsun…

 

Üzerimde emeği geçen bütün öğretmenlerime saygı ve sevgilerimi sunar, her şey için teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Öğretmenlik çok zor ve bir o kadar da kutsal bir meslek!  Başta Türkiye’nin en yüce öğretmeni Atatürk olmak üzere bütün öğretmenlerin Öğretmenler Günü’nü kutlarım.  Şu zor günlerde, hepimizin geleceği sizlerin çocuklara ne öğrettiğine bağlı!

 

Sevgilerimle…

  Bu yazı 7973 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI