2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası kapsamında LÖSEV tarafından yürütülen turuncu farkındalık hareketi dolayısıyla açıklamalarda bulunan Berçin Edirne, löseminin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu hatırlattı. Tedavi sürecinde çocukların ve ailelerin karşılaştığı güçlüklerin yalnızca sağlık hizmetleriyle sınırlı kalmadığını belirten Edirne; uzun soluklu tedavi döneminde annelerin hastanede çocuklarının yanında kaldığını, babaların ise işsizlik ve barınma sorunlarıyla mücadele ettiğini aktardı. Bu durumun aile bütünlüğünü uzun süreli olarak bozduğunu ifade eden Edirne, vakfın Ege Bölgesi'nde yaklaşık 12 bin, Türkiye genelinde ise 150 bin civarında hastaya yardım ulaştırdığını kaydetti.
Ücretsiz konaklama, burs ve ayni yardım desteği
Farklı şehirlerden büyükşehirlere tedavi için gelmek zorunda kalan ailelerin ciddi bir konaklama ve geçim yükü altına girdiğini vurgulayan Edirne, LÖSEV’in sağladığı imkânlara dikkat çekti. Ankara Gölbaşı’ndaki Lösemili Çocuklar Köyü’nde ailelere ücretsiz konaklama sağlandığını aktaran Edirne, nakdi burs yardımlarının yanı sıra gıda, kırmızı et, hijyen seti ve kıyafet destekleriyle de aile bütçelerinin korunduğunu belirtti. Ayrıca löseminin kesinlikle bulaşıcı bir hastalık olmadığının altını çizen Edirne, çocukların taktığı maskelerin onları çevredeki enfeksiyonlardan koruma amacı taşıdığını ve toplumun önyargılı tutumlardan kaçınması gerektiğini vurguladı.
400 yataklı LÖSANTE için tam ruhsat çağrısı yapıldı
Toplumun ve kamu kurumlarının kanserle mücadelede ortak sorumluluk taşıması gerektiğini hatırlatan Berçin Edirne, LÖSANTE hastanesinin tam ruhsat alması yönündeki talebini yineledi. Halkın bağışlarıyla inşa edilen Ankara İncek’teki LÖSANTE hastanesinin 400 yatak kapasitesine sahip olmasına karşın ruhsat kısıtlaması nedeniyle şu an ancak 200 yatakla hizmet verebildiğini belirten Edirne, yetkilileri tam ruhsat vermeye davet etti. Edirne, tüm vatandaşları turuncu farkındalık hareketine destek olmaya, LÖSEV'e gönüllü veya bağışçı olarak katılarak mücadeleye güç vermeye çağırdı.