Antalya merkezli teknoloji şirketi LUMENIAAI, işletmelerin farklı yazılımlar üzerinden yürüttüğü süreçleri tek bir yapay zekâ altyapısında birleştirmeyi hedefliyor. Şirketin geliştirdiği model, yapay zekâyı yalnızca sorulara yanıt veren bir araç olmaktan çıkararak işletmenin süreçlerini analiz eden ve karar alma mekanizmalarını destekleyen bir iş ortağına dönüştürmeyi amaçlıyor.
Yapay zekâ teknolojilerinin iş dünyasındaki kullanımı hızla yaygınlaşırken, işletmelerin karşılaştığı temel sorunlardan biri de farklı yazılımlar arasında bölünmüş iş süreçleri oluyor. Mesajlaşma, müşteri yönetimi, randevu planlama, operasyon takibi ve raporlama gibi faaliyetlerin birbirinden bağımsız sistemlerde yürütülmesi, bilgi akışını zorlaştırırken işletmelerin bütünsel bir değerlendirme yapmasının da önüne geçebiliyor.
Dağınık yazılımlar yerine bütünleşik yapay zekâ altyapısı
Geleneksel dijital dönüşüm modellerinde işletmeler, ihtiyaç duydukları her süreç için farklı yazılımlara yöneliyor. Ancak bu sistemlerin birbiriyle yeterince entegre çalışmaması, verilerin farklı platformlarda dağınık kalmasına neden olabiliyor.
LUMENIAAI'ın geliştirdiği yaklaşımda ise işletmenin farklı faaliyet alanları ortak bir dijital çekirdekte buluşturuluyor. Böylece yapay zekânın yalnızca tek bir işlem veya veri üzerinden değil, işletmenin genel işleyişi üzerinden değerlendirme yapabilmesi hedefleniyor.
Bu modelle işletmelerin operasyonel süreçlerini daha bütünsel takip edebilmesi, bilgiye daha hızlı ulaşabilmesi ve karar alma süreçlerini destekleyecek analizlerden yararlanabilmesi amaçlanıyor.
Her işletmeye kendi çalışma modeline uygun sistem
LUMENIAAI'ın öne çıkardığı unsurlardan biri de her işletmeye aynı hazır yazılımı sunmak yerine, ihtiyaçlara göre özel sistemler tasarlaması.
Bu kapsamda öncelikle işletmenin çalışma biçimi, operasyonel ihtiyaçları ve mevcut süreçleri analiz ediliyor. Ardından işletmeye özel bir yapı, ortak teknolojik çekirdek üzerine inşa ediliyor.
Bu yaklaşım sayesinde yeni sistemlerin daha hızlı geliştirilebilmesi ve işletmenin büyümesiyle ortaya çıkan yeni ihtiyaçların mevcut altyapıya eklenebilmesi hedefleniyor. Şirketin sunduğu canlı demo sürümleriyle işletmeler, geliştirilen sistemleri gerçek kullanım senaryoları üzerinden deneyimleyebiliyor.
Veri güvenliği sistemin başlangıç aşamasında ele alınıyor
Yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte veri güvenliği ve kişisel bilgilerin korunması da işletmeler açısından önemli bir başlık haline geldi.
LUMENIAAI, güvenlik yaklaşımını sistemin sonradan eklenen bir özelliği olarak değil, tasarım aşamasından itibaren dikkate alınan temel unsurlardan biri olarak konumlandırıyor.
Şirketin paylaştığı bilgilere göre sistemlerde yalnızca ihtiyaç duyulan verilerin alınması ve işletmelere ait bilgilerin birbirinden ayrı tutulması esas alınıyor. Ayrıca demo sürümlerinde girilen verilerin 7 günün sonunda otomatik olarak silinmesi öngörülüyor.
"Yapay zekâyı ekibin yanında çalışan bir iş ortağı olarak görüyoruz"
LUMENIAAI'ın yaklaşımının temelinde, yapay zekânın insan kaynağının yerini alan bir teknoloji değil, işletmelerin çalışma kapasitesini destekleyen bir sistem olması düşüncesi bulunuyor.
Şirketin yaklaşımını özetleyen açıklamada şu ifadelere yer veriliyor:
"İşletmelerin bir araca daha ihtiyacı yok. İhtiyaçları olan, işlerinin bütününü anlayan bir sistem. Biz yapay zekâyı insanların yerini alan bir teknoloji olarak değil, ekibin yanında çalışan bir iş ortağı olarak görüyoruz."
İş dünyasında yapay zekâ kullanımına farklı bir bakış
Yapay zekâ teknolojilerinde yeni dönemin yalnızca daha gelişmiş sohbet sistemleri veya otomasyon araçları geliştirmekten ibaret olmadığı değerlendiriliyor. İşletmelerin kendi verileri, iş akışları ve operasyonel ihtiyaçlarıyla bütünleşen sistemlere yönelmesi, dijital dönüşümün önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.
Antalya'dan teknoloji sektörüne bu alanda yeni bir yaklaşım sunmayı hedefleyen LUMENIAAI da işletmelerin farklı dijital araçlarla yürüttüğü süreçleri tek bir akıllı altyapıda buluşturma fikriyle çalışmalarını sürdürüyor.
Şirketin benimsediği model, yapay zekânın işletmelerde yalnızca kullanılan bir teknoloji değil, işleyişin bütününe entegre olan bir sistem olarak konumlandırılmasına dayanıyor.