Kocaeli’nin Gebze ilçesinde 7 katlı bir bina çöktü, Türkiye bir kez daha yapı güvenliği sorunu ile karşılaştı..
Antalya Belek Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve İnşaat Mühendisi Hasan Özcan, facianın kolonlardaki dikey iflas ve temel kusurları nedeniyle meydana geldiğini açıkladı.
İşte Hasan Özcan'ın o açıklamaları:
Kocaeli'nin Gebze ilçesindeki 7 katlı binanın çökmesi, bir kez daha yapı güvenliği zincirindeki en zayıf halkaların sonuçlarını göstermiştir. Bir inşaat mühendisi olarak, sahadan gelen en somut teknik kanıtı merkezine alarak bu felaketi analiz etmek, gelecekteki faciaları önlemek adına elzemdir.
Bu çöküşün ardında, birbiriyle etkileşen iki kritik zaafiyet zinciri bulunmaktadır: Taşıyıcı sistemin dikey olarak iflas etmeye başladığını gösteren görsel kanıt ve binayı dış etkilere karşı savunmasız bırakan temel/zemin kusurları.
- Kritik Kanıt: Kolondaki Dikey İflas ve Ezilmenin Somut İspatı
- Dikey Kısalma (Ezilme Başlangıcı): Dış kaplama panellerinin birbirine göre olan dikey hizasını kaybetmesi, kolonun üzerindeki aşırı yük (7 katın ağırlığı, potansiyel kaçak kat yükleri) altında dikey olarak kısalmaya (ezilmeye) başladığını gösterir. Beton taşıma sınırına ulaştığında deforme olur ve bu kısalma, kolona bağlı kaplama malzemelerinin hizasını bozar.
- Yatay Genleşme ve Kopma: Kolon dikey olarak kısaldıkça, beton kütlesi hacmini korumak için yatay doğrultuda genleşme baskısı oluşturur. Bu yatay itme kuvveti, kolonu dışarıdan saran kaplama malzemelerinin yerinden ayrılarak dışa doğru atılmasına neden olur.
- Temel ve Zemin Zaafiyeti: Felaketi Hızlandıran Dış Etkiler
- Zafiyet: 7 katlı bir binada, yönetmeliklerin gerektirdiği minimum temel derinliğinin sağlanmadığı yönündeki ciddi iddialar, binanın en baştan itibaren mühendislik kusuruyla inşa edildiğini gösterir.
- Etkisi: Yüzeysel bir temel, binayı diferansiyel oturmalara karşı koruyamaz. Ayrıca temel çevresindeki zeminin mevsimsel etkilerle (donma-çözünme) veya çevresel titreşimlerle deforme olmasına karşı dayanımı düşüktür.
- Tetikleyici: Binaya yakın mesafede devam eden metro tüneli/istasyon inşaatı, bu temel zafiyeti için katalizör görevi görmüş olabilir.
- Mekanizma: Metro kazıları sırasında oluşan zemin titreşimleri veya tünel açma sonucu temel altındaki zeminde oluşan boşluklar (zemin kaybı), sığ temelin bulunduğu bölgede noktasal oturmalara yol açmıştır.
- Nihai Sonuç: Zaten aşırı yüklü olan kolonlar, temelden gelen bu ani ve düzensiz oturma nedeniyle eksenel yükün yanında eğilme/kayma zorlamalarına maruz kalmış ve üzerlerindeki kaplama malzemeleri, bu dikey ve yanal kuvvetlerin birleşimiyle hızlıca deforme olmuş, akabinde yapı göçmüştür.
- Doğru Temel Derinliği: Bir yapının uzun ömürlülüğünün garantisidir. Temelin sığ olması, metro inşaatı gibi dış etkenlerin yarattığı zemin hareketlerini ve oturmalarını kontrol altına almayı imkansız kılar. Temel ne kadar derinse, yapı o kadar dirençlidir.
- Statik Hesaba Sadakat: Yapının inşası sırasında ve sonrasında, ruhsata esas teşkil eden statik hesaplardan milim sapılmamalıdır. Bir yapının kolonları, kirişleri ve etriyeleri, hesaplanan yükleri taşımak üzere tasarlanmıştır. Bu hesapların dışında yapılan her türlü kolon zayıflatma veya müdahale, binanın güvenliğini anında sıfırlar.
- Kaçak Kata Sıfır Tolerans: Kolonlarda ezilme kanıtı olarak yorumladığımız dikey kısalma, büyük olasılıkla binanın taşıma kapasitesinin ruhsatsız kat ilaveleri ile aşılmasının doğrudan sonucudur. Kaçak kat, taşıyıcı sistemi zorlayan en büyük eksenel yüktür ve bu tür ilavelere gösterilen tolerans, can güvenliğine ihanettir.