YENİ BİR GAZETE - Türk sinemasının unutulmaz aktörlerinden Kadir İnanır’ın 26 Haziran tarihinde tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmesinin ardından, miras ve vasiyet süreci etrafında başlayan tartışmalar derinleşiyor.
Usta oyuncunun vasiyetinin açıklanma tarihinin eylül ayından aralık ayına ertelenmesi ve tüm mal varlığını hayat arkadaşı Jülide Kural’a bıraktığı yönündeki iddialar, aile üyeleri ile yakın çevresi arasında ciddi görüş ayrılıklarına yol açmıştı.
Akrabalar ve eski çalışanlar arasında çelişkili açıklamalar
Tartışmaların fitilini ateşleyen isimlerden biri olan Kadir İnanır’ın yeğeni Levent İnanır, vasiyetin varlığına inanmadığını belirterek, dayısının son dönemlerinde irade sorunu yaşadığını ve kendisine iyi bakılmadığını iddia etmişti.
Kadir İnanır’ın 4 yıl boyunca şoförlüğünü üstlenen Ali Garga da usta oyuncuya kan verdiği gerekçesiyle Jülide Kural tarafından işine son verildiğini öne sürmüş ve mirasa ilişkin karara şaşırdığını dile getirmişti.
Buna karşılık Kadir İnanır’ın ablası Elmas Bakar’ın kızı Gül Bakar ise teyzesi sayılan Kural’a destek vererek, 3 yıl süren hastalık boyunca Jülide Kural’ın gösterdiği sevgi, özen ve fedakarlığa hastane personelinden bakıcılara kadar herkesin şahit olduğunu vurgulamıştı.
Jülide Kural'dan yazılı açıklama: "Saygı göstermek insani ve vicdani bir sorumluluktur"
Hakkındaki iddialar ve kamuoyuna yansıyan tartışmalar karşısında uzun süre sessizliğini koruyan Jülide Kural, nihayet bir açıklama yaparak duruma tepki gösterdi. Derin bir yas sürecinde olduğunu ve yaşanan tartışmalardan büyük rahatsızlık duyduğunu ifade eden Kural, kaleme aldığı yazılı metinde usta sanatçının anısına vurgu yaptı.
Kadir İnanır’ın toprağa verilmesinin üzerinden henüz dört ay bile geçmediğini hatırlatan Kural, sanatçının adına, emeğine, iradesine ve onuruna saygı göstermenin yalnızca bir vefa meselesi değil, aynı zamanda insani, ahlaki ve vicdani bir sorumluluk olduğunu belirtti. Kural, Kadir İnanır’ın yaşamı boyunca savunduğu değerlere ve geride bıraktığı mirasa gösterilecek saygının her türlü gündelik tartışmanın üzerinde tutulması gerektiğini kaydetti.