“Man kann nicht nicht kommunizieren” Almanca bir ifadedir. Türkçesi “İletişim kurmamak mümkün değildir.” anlamına gelir.
Bu düşünce, iletişim kuramcısı Paul Watzlawick tarafından ortaya konulan iletişimin temel ilkelerinden biridir. İnsanlar yalnızca konuşarak değil, beden dilleriyle, yüz ifadeleriyle, bakışlarıyla ve davranışlarıyla da iletişim kurarlar.
Bu nedenle bir insan hiç konuşmasa bile çevresine bir mesaj verebilir. Örneğin, bir arkadaşımıza bir şey anlattığımızda o kişi bize cevap vermeyip sessiz kalırsa, bu sessizlik de bir anlam taşıyabilir. Belki üzgündür, belki kızgındır ya da söylediklerimizi düşünüyordur.
Aynı şekilde bir insanın gülümsemesi mutluluğu, kaşlarını çatması ise rahatsızlığı veya öfkeyi ifade edebilir. Günlük hayatta da bu durumu sık sık yaşarız. Okulda, iş yerinde, ailemizle veya arkadaşlarımızla birlikteyken davranışlarımızla sürekli mesajlar veririz.
Bazen söylediklerimizle beden dilimiz birbirini destekler, bazen de birbiriyle çelişir. Örneğin, bir kişi “İyiyim.” dediği hâlde üzgün görünüyorsa, karşısındaki kişi onun gerçekten iyi olmadığını düşünebilir.
Bu düşünce bize iletişimin yalnızca kelimelerden oluşmadığını gösterir. Sessizlik, bakışlar, jestler, mimikler ve hatta birine sırtımızı dönmek bile iletişimin bir parçası olabilir. Sonuç olarak, “İletişim kurmamak mümkün değildir” sözü, insanın her zaman ve her yerde davranışlarıyla bir mesaj iletebildiğini anlatır.
İletişim yalnızca konuşmak değil, aynı zamanda dinlemek, anlamak ve sözsüz mesajları da fark edebilmektir.
Bu nedenle sağlıklı iletişim kurabilmek için sadece söylediklerimize değil, nasıl davrandığımıza da dikkat etmeliyiz.
İletişim Kurmamak Mümkün Değildir
0 yorum
Bu makalaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.